Her şey bir kekle başladı…

Ve o keki yedikten sonraki vicdan azabı ile devam etti.

Yeni bir hayata başlamak için hep o bir türlü gelmeyen pazartesiyi ya da önümüzdeki ayı beklediniz değil mi?

Hayallerinizdeki olmak istediğiniz o kişi… Ne kadar da uzak göründü bazen. Yoruldunuz belki. Belki defalarca denediniz, belki “İşte başardım!” dediniz ama bir baktınız ki yine aynı noktaya geri geldiniz. Tartıda istediğiniz sonucu alsanız, aynada olmadı. Aynada olmak istediğinizle yaptıklarınız birbirine uymadı.

Vücudunuzu mucize detokslarla arındırmaya çalıştınız ama zihninizi gereksiz çöp düşüncelerden hiç arındırmadınız. “Sağlıklı yaşam” sadece iyi beslenmek demek değildir. Yediğiniz yiyeceklerle ve egzersizle bedeninizi daha iyi hale getirirken, bundan mutluluk duymak, yani hem fiziksel hem de ruhsal olarak “iyi hissetmek” demektir.

Kim yediği yiyecekler yüzünden mutsuz olmayı hak eder ki? Siz de etmezsiniz. Ve evet, size sadece günde 5 öğün yoğurt yemenizi söyleyen ya da ömrünüzün sonuna kadar 7 badem yemeye zorlayan o anlamsız diyeti yarıda bıraktığınız için hiç de suçlu değilsiniz.

Kendiniz için yeni bir başlangıç yapmaya karar verdiyseniz ilk yapmanız gereken zihninizi temizlemektir.

Hem de her gün.

Hayat kısa.

Şimdi o keki yapın.

Taze demlenmiş kokusu üzerinde bir fincan kahveyle yiyin ve asla pişman olmayın.